Hoş geldiniz

Hizmetler

Aile ve Çift Terapisi

Bireylerin içinde yer aldıkları sistemin ve ilişkilerin etkileşim dinamiklerine odaklanan bir ruh sağlığı disiplini.

Odağında “sen” veya “ben” değil, aradaki “ilişki” olan; tarafları belirli bir karara zorlamadan ilişkideki tıkanıklıkları açmayı hedefleyen terapi süreci.

Tedavi planı kişinin klinik özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre belirlenir.

TEDAVİ ALANI
Doç. Dr. Sertaç ZengilPsikiyatrist & Psikoterapist

GENEL BAKIŞ

Aile ve çift terapisi nedir?

Aile ve çift terapisi, bireysel psikoterapilerden farklı olarak problemi tek bir kişinin ruhsal dünyasında değil, bireylerin içinde yer aldıkları sistemin ve ilişkilerin etkileşim dinamiklerinde arayan bir ruh sağlığı disiplinidir. Bu yaklaşımın temel felsefesi, hiçbir insanın vakumda yaşamadığı; davranışlarımızın, duygularımızın ve psikolojik belirtilerimizin içine doğduğumuz veya seçtiğimiz ilişkisel ağlar (aile, partnerlik vb.) tarafından şekillendirildiği ve sürdürüldüğü esasına dayanır.

Konuyu en temel düzeyde açıklamak gerekirse: Bireysel terapi bir bilgisayarın içindeki hatalı bir yazılımı (bireyin iç dünyasını) tamir etmeye çalışırken, aile ve çift terapisi bilgisayarların birbiriyle veri alışverişi yaptığı ağı (network’ü) ve bağlantı kablolarını inceler. Terapinin odağı “sen” veya “ben” değil, tarafların arasında duran ve adına “ilişki” denilen üçüncü yapıdır.

Terapinin odağı “sen” veya “ben” değil, tarafların arasında duran ve adına “ilişki” denilen üçüncü yapıdır.

TEMEL KAVRAMLAR

Temel kavramlar ve yaklaşımın doğası

  • Geleneksel psikoloji çizgisel bir nedensellik (A, B’ye neden olur) ilişkisine odaklanırken, aile terapisi döngüsel nedensellik ilkesini benimser.
  • Örneğin; “Eşim içtiği için ben bağırıyorum” argümanına karşılık, “Ben bağırdığım için eşim içiyor, eşim içtiği için ben bağırıyorum” şeklinde devam eden kısırdöngüsel bir ağ mevcuttur. Terapi, bu işlevsiz örüntüleri kırmayı amaçlar.
  • Aile ve çift terapisinde bugüne kadar geliştirilmiş olan başlıca ekoller, bu ilişkisel ağları farklı teorik pencerelerden ele alır.

BAŞLICA EKOLLER

Aile ve çift terapisinin başlıca ekolleri

Yapısal Aile Terapisi (Salvador Minuchin)

Bu ekol, aileyi kendi içinde belirli kuralları, hiyerarşisi ve sınırları olan görünmez bir organizasyon olarak ele alır. Terapide ailenin yapısı, alt sistemleri (ebeveyn alt sistemi, kardeş alt sistemi) ve sınırların geçirgenliği incelenir. Sınırların çok katı olması (kopuk aile bağları) veya çok belirsiz olması (iç içe geçmiş, aşırı dahil edici ilişkiler) işlevsizliğe yol açar. Amaç aile içindeki hiyerarşiyi netleştirmek, ebeveyn otoritesini sağlıklı kılmak ve alt sistemler arasındaki sınırları yeniden düzenlemektir.

Stratejik Aile Terapisi (Jay Haley, Milton Erickson, Milano Ekolü)

Değişime ve doğrudan müdahaleye odaklanan, oldukça pragmatik bir ekoldür. Problemin geçmişteki kökenlerinden ziyade, “şu anda” problemi sürdüren davranış kalıpları ile ilgilenir. Aileler farkında olmadan problemi çözmek için uyguladıkları yöntemlerle problemin kendisini beslerler. Terapist, aileye doğrudan veya dolaylı ödevler (bazen paradoksal müdahaleler, yani problemin kasıtlı olarak tekrarlanmasını istemek gibi) vererek statükoyu bozar ve sistemi yeni bir denge arayışına zorlar.

Kuşaklararası / Bowen Aile Terapisi (Murray Bowen)

Bireyin bugünkü aile ve çift ilişkisindeki sorunlarını, geçmiş kuşaklardan devraldığı çözülmemiş duygusal miraslar bağlamında değerlendirir. En kritik kavram kendini farklılaştırmadır (differentiation of self). Kişinin aile bağlarını koparmadan, kendi entelektüel ve duygusal kimliğini koruyabilme becerisidir. Bu becerisi düşük olan bireyler, ilişkilerinde aşırı kaygılı ve bağımlı (“duygusal üçgenler” kurarak) olurlar. Amaç, bireylerin kök aileleriyle olan ilişkilerini netleştirmek, geçmişten taşınan kronik kaygıyı azaltmak ve partnerler arası ayrışmayı/olgunlaşmayı sağlamaktır.

Yaşantısal / Hümanistik Aile Terapisi (Virginia Satir, Carl Whitaker)

İlişkilerde rasyonel kurallardan ziyade, “burada ve şimdi” yaşanan duygusal deneyimlere ve otantik varoluşa önem verir. Problemler, bireylerin özgün duygularını bastırmalarından ve maskeli (suçlayıcı, hesapçı, patolojik olarak alttan alıcı) iletişim biçimleri kullanmalarından doğar. Seans odasında duygusal dışavurumu teşvik etmek, aile üyelerinin savunma mekanizmalarını indirerek birbirleriyle şefkatli, açık ve dürüst bir bağ kurmalarını sağlamak ana amaçtır.

Bilişsel Davranışçı Çift ve Aile Terapisi

Bireysel bilişsel davranışçı terapinin ilke ve tekniklerinin ilişkisel düzleme uyarlanmış halidir. Çiftlerin birbirlerinin davranışlarına yükledikleri anlamlar (bilişsel çarpıtmalar, hatalı atıflar, gerçekçi olmayan beklentiler) ve birbirlerine verdikleri pekiştireçler (ödül/ceza dengesi) krizi tetikler. Terapide amaç; partnerlerin birbirleri hakkındaki işlevsiz inançlarını (örneğin; “Beni sevseydi ne istediğimi sormadan anlardı”) yeniden yapılandırmak, iletişim becerilerini geliştirmek ve problem çözme davranışlarını optimize etmektir.

Duygu Odaklı Çift Terapisi (DOÇT – Sue Johnson, Leslie Greenberg)

Yetişkin ilişkilerini bir bağlanma teorisi merceğinden okuyan, günümüzün en ampirik ve etkin yaklaşımlarından biridir. Çiftler arasındaki şiddetli tartışmalar veya sessiz kopuşlar, aslında derindeki “Senin için değerli miyim?”, “İhtiyacım olduğunda orada olacak mısın?” şeklindeki bağlanma korkularının ve güvensizliklerinin yüzeye yansımasıdır. Terapide amaç çiftlerin “talep eden/geri çekilen” gibi yıkıcı kısırdöngülerini fark etmelerini sağlamak ve incinebilir duygularını (korku, yalnızlık, değersizlik) paylaşabilecekleri güvenli bir bağlanma zemini inşa etmektir.

Gottman Yöntemi Çift Terapisi (John ve Julie Gottman)

40 yılı aşkın boylamsal araştırmalara ve laboratuvar verilerine dayanan, yapılandırılmış bir terapi yaklaşımıdır. İlişkilerin bitişini öngören “Mahşerin Dört Atlısı” (Eleştiri, Aşağılama, Savunmacılık, Duvar Örme) kavramı üzerine kuruludur. Hedef, ilişkideki yıkıcı çatışma yöntemlerini ortadan kaldırmak, “Güvenli İlişki Evi” metodolojisiyle arkadaşlığı, takdiri, ortak anlam yaratımını ve duygusal yakınlığı yeniden inşa etmektir.

Postmodern / Sosyal İnşacı Ekoller (Çözüm Odaklı ve Öyküsel Terapi)

Bu modern ötesi akımlar, terapisti “her şeyi bilen bir uzman” konumundan çıkarıp danışanla eşit bir iş birliğine taşır. Çözüm Odaklı Terapi: Problemin neden kaynaklandığına değil, sistemin zaten iyi işlediği “istisnai durumlara” odaklanır ve geleceğe yönelik çözümleri büyütür. Öyküsel (Narrative) Terapi: İnsanların hayatlarını baskıcı hikayeler (örneğin; “Biz başarısız bir aileyiz”) üzerinden kurguladığını savunur. Problemi kişiden ayırarak (“Problem problemdir, kişi kişi”) ailenin yeni, alternatif ve güçlendirici bir yaşam öyküsü yazmasına yardımcı olur.

İlişki Pusulası Modeli (Prof. Dr. Hürol Fışıloğlu)

Tüm bu küresel ekollerin yanı sıra, Türkiye’deki kültürel dinamikleri ve aile yapılarını gözeterek yapılandırılmış yerli bir yaklaşım da mevcuttur: İlişki Pusulası Modeli. Prof. Dr. Hürol Fışıloğlu tarafından geliştirilen bu kanıta dayalı model, adından da anlaşılacağı üzere krizler veya iletişim çatışmaları nedeniyle ilişkide yönünü kaybetmiş çiftlere net bir rota çizmeyi amaçlar. Sistemik teoriyi temel alan model, dört ana aşamadan oluşur ve seanslar arası verilen yapılandırılmış ev ödevleriyle ilerler. Çiftlerin sorunları bir “haklılık mücadelesi” olarak görmeyi bırakıp, birlikte çözülmesi gereken ortak bir görev gibi ele almalarını teşvik eder. Tartışmalardan sonra doğru şekilde barışabilme, kök aile krizlerini yönetme ve karşılıklı duygusal ihtiyaçları fark ederek güvenli bağlanmayı destekleme konusunda çiftlere somut ve pratik bir pusula görevi görür.

YAKLAŞIM

Terapi yöntemi nasıl belirlenir?

  1. Sürecin hedefi

    Aile ve çift terapisi süreci, bu ekollerin sunduğu zengin kavramsal araçlarla, tarafları belirli bir karara zorlamadan (evlilik veya boşanma gibi), ilişkideki tıkanıklıkları açmayı ve sistemin kendi kendini şifalandırma kapasitesini harekete geçirmeyi hedefler.

  2. Her çift farklıdır

    Her çiftin ortak yaşam geçmişi, kültürel kodları, bağlanma stilleri ve seans odasına getirdikleri krizlerin doğası birbirinden tamamen farklıdır; bu nedenle her çifte aynı terapi ekolünün uygulanması şabloncu ve işlevsiz bir yaklaşım olacaktır.

  3. Derin bağlanma yaraları olduğunda

    Örneğin, aralarında kronik bir güven sorunu ve derin bağlanma yaraları bulunan, yoğun bir duygusal kriz içindeki bir çifte rasyonel ve teknik odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi uygulamak tarafların anlaşılamamış hissetmesine yol açabilir; bu senaryoda Duygu Odaklı Terapi ile incinebilir bağları onarmak çok daha esastır.

  4. Pratik araçlar arandığında

    Buna karşın, ilişkilerinde akut bir duygu patlaması yaşamayan ancak pratik iletişim mekanizmaları ve somut problem çözme araçları arayan pragmatik bir çifte sürekli geçmiş kuşakların aktarımlarını (Bowen Ekolü) dayatmak, sürecin tıkanmasına ve danışanların terapiden uzaklaşmasına neden olur.

  5. Bütüncül (integratif) bakış

    Postmodern yaklaşımların da altını çizdiği gibi, terapi yöntemi çifte değil; çiftin özgün ilişkisel yapısı, hızı ve güncel ihtiyaçları terapinin yöntemsel tercihine yön vermelidir. Bu doğrultuda yetkin bir klinisyen, dogmatik bir ekol sadakatinden ziyade, danışanlarının dinamiklerine göre esneyebilen bütüncül (integratif) bir perspektifi benimsemek durumundadır.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa lütfen vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayın.

SİZE AYRILAN ZAMAN

Aile ve Çift Terapisi için
ilk adımı birlikte planlayalım.

Randevu Al

Gün ve saat, sizinle iletişim kurularak belirlenir.

YAKINDAN KEŞFEDİN

Bir sonraki adımınız.

Çalışma yaklaşımını tanıyın, destek alanlarını inceleyin veya ilk görüşmenizi planlayın.