Hoş geldiniz

Hizmetler

Depresyon

Ruh halini, enerjiyi ve günlük işlevselliği derinden etkileyen yaygın bir ruhsal bozukluk.

Mutsuzluk, üzüntü, umutsuzluk, ilgi kaybı ve enerji düşüklüğü gibi belirtilerle seyreden; sosyal yaşamı ve genel iyilik halini doğrudan etkileyen bir hastalık.

Tedavi planı kişinin klinik özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre belirlenir.

TEDAVİ ALANI
Doç. Dr. Sertaç ZengilPsikiyatrist & Psikoterapist

GENEL BAKIŞ

Depresyon nedir?

Depresyon; mutsuzluk, üzüntü, umutsuzluk, ilgi kaybı ve enerji düşüklüğü gibi belirtilerle seyreden, bireyin işlevselliğini ciddi oranda kısıtlayan yaygın bir ruhsal bozukluktur. Dünya genelinde morbidite ve mortalite üzerinde önemli bir etkiye sahip olan bu durum, kişide çökkün duygu durumunun yanı sıra psikolojik ve fizyolojik birçok eşlik eden hastalığı beraberinde getirebilir.

Bireyin sosyal yaşamını ve genel refahını doğrudan zayıflatan bu kronik bozukluk, kontrol altına alınmadığı takdirde yaşam kalitesinde ciddi düşüşlere ve yüksek intihar riski gibi hayati tehlikelere yol açabilir. Kardiyovasküler hastalıklar, inme ve Alzheimer gibi ciddi tıbbi durumlarla ilişkisi nedeniyle küresel hastalık yükünün temel belirleyicilerinden biri olarak kabul edilir.

Bu yaygınlığı nedeniyle depresyon, 2030 yılına kadar küresel hastalık yükünde ilk sıraya yerleşmesi öngörülen, toplum sağlığını tehdit eden en önemli kronik durumlardan biri haline gelmiştir.

İlaç tedavisi ile psikoterapinin birlikte uygulanması, özellikle kronik ve orta/ağır vakalarda en hızlı ve en kalıcı iyileşmeyi sağlar.

NEDENLER

Neden ortaya çıkar?

  • Genetik yatkınlık, nörobiyolojik değişimler ve nöroinflamatuar süreçler
  • Çevresel faktörler ve psikososyal stresörler
  • Oksidatif stres ve inflamatuar sitokinler: hastalığın ilerleyişindeki (nöroprogresyon) rollerine dair kanıtlar gün geçtikçe artmaktadır.
  • Hormon dengesizlikleri: tiroid hormonlarının az çalışması (hipotiroidi), hamilelik, doğum sonrası dönem (postpartum), regl döngüleri ve menopoz gibi keskin hormonal geçişler riski artırır.
  • Kanser, kalp hastalıkları, Parkinson, Alzheimer, HIV veya kronik ağrı sendromları ile yaşamak kişiyi psikolojik olarak etkileyerek depresyonu tetikleyebilir.

BELİRTİLER

Belirtileri nelerdir?

Çökkün ruh hali

Kişi kendini sürekli üzgün, boşlukta, kederli veya umutsuz hisseder. Çocuklarda ve ergenlerde bu durum daha çok sinirlilik ve hırçınlık olarak görülebilir.

İlgi kaybı (anhedoni)

Eskiden keyif alınan hobilere, işe, sosyal aktivitelere veya ilişkilere karşı ilgi tamamen ya da büyük oranda kaybolur.

Bedensel değişimler

Uyku düzeninde bozulma, iştah ve kilo değişimleri, enerji kaybı ve kronik yorgunluk görülebilir.

Psikomotor değişimler

Konuşmada, düşünmede ve hareketlerde başkaları tarafından da fark edilebilecek düzeyde yavaşlama ya da tam tersi huzursuzluk ve yerinde duramama hali olabilir.

Bilişsel belirtiler

Kişinin kendini sürekli eleştirmesi, değersizlik ve aşırı suçluluk duyguları, geçmişteki küçük hatalar için bile yoğun suçluluk, konsantrasyonun azalması, okunanı anlamakta zorlanma ve en basit konularda bile kararsızlık yaşanabilir.

Ölüm ve intihar düşünceleri

Tekrarlayan ölüm ve intihar düşünceleri doğrudan acil tıbbi müdahale gerektirir.

TEDAVİ

Nasıl tedavi edilir?

  1. Bütüncül tedavi yaklaşımı

    İlaç tedavisi, psikoterapötik müdahaleler ve nöromodülasyon tekniklerinin birlikte kullanıldığı çok yönlü bir strateji, klinik başarıyı artırmak adına öncelikli hale gelmektedir.

  2. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

    Kişinin kendisi ve geleceği hakkındaki olumsuz düşünce kalıplarını ve kaçınma davranışlarını değiştirerek hastalığın yeniden ortaya çıkma (nüks) riskini belirgin şekilde azaltır.

  3. İlaç tedavisi

    Orta ve ağır düzeydeki depresyonda beyindeki nörokimyasal dengeyi düzenleyen antidepresanlar kullanılır. Güçlendirme tedavisinde ve intihar düşüncelerinin varlığında antipsikotik ilaçlar tedaviye eklenebilir. Bu ilaçlar bağımlılık yapmaz ve etkileri genellikle 2–4 hafta içinde başlar.

  4. Transkraniyal manyetik uyarım (TMS)

    Tedaviye dirençli vakalarda uygulanan, etkili ve noninvaziv bir tedavi yöntemidir.

  5. Elektrokonvulsif tedavi (EKT)

    Ağır şiddetteki depresyonda, psikotik özelliklerin varlığında ve intihar riskinin bulunduğu durumlarda etkili bir tedavi seçeneğidir.

  6. Kişiye özel tedavi planı

    Kişinin klinik özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş bütüncül tedavi protokolleri, belirtilerin hafifletilmesine ve uzun vadeli iyilik haline katkı sağlar.

SORULARINIZ

Sık sorulan sorular

Birlikte planlayalım.

Bize ulaşın
Depresyon tanısı nasıl konulur?

Depresyonu kesin olarak gösteren bir kan testi, beyin görüntülemesi (MR, tomografi) veya röntgen gibi fiziksel bir laboratuvar testi yoktur. Tanı, uzman hekimin klinik değerlendirmeleri ve uluslararası standart kılavuzlar eşliğinde konulur.

Neden kan testi istenebilir?

Depresyon belirtileri bazı fiziksel hastalıklarla (tiroid hastalıkları, vitamin eksiklikleri, anemi gibi) veya madde kullanımıyla birebir örtüşebilir. Psikiyatrist, belirtilerin altında yatan fiziksel bir sebep olmadığından emin olmak için bazı kan testleri isteyebilir.

Antidepresanlar bağımlılık yapar mı?

Hayır. Depresyon tedavisinde kullanılan antidepresanlar bağımlılık yapmaz; etkileri genellikle 2–4 hafta içinde başlar.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa lütfen vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayın.

SİZE AYRILAN ZAMAN

Depresyon için
ilk adımı birlikte planlayalım.

Randevu Al

Gün ve saat, sizinle iletişim kurularak belirlenir.