Hoş geldiniz

Hizmetler

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

Israrcı düşünceler ve tekrarlayıcı davranışlarla seyreden; günümüzde tedavide başarı oranı oldukça yüksek bir hastalık.

İrade dışı gelen ısrarcı düşünceler (obsesyonlar) ve bu düşüncelerin yarattığı kaygıyı azaltmak için yapılan tekrarlayıcı davranışlarla (kompulsiyonlar) karakterize kronik bir hastalık.

Tedavi planı kişinin klinik özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre belirlenir.

TEDAVİ ALANI
Doç. Dr. Sertaç ZengilPsikiyatrist & Psikoterapist

GENEL BAKIŞ

OKB nedir?

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), kişinin iradesi dışında aklına gelen ısrarcı düşünceler (obsesyonlar) ve bu düşüncelerin yarattığı yoğun kaygıyı azaltmak için yaptığı tekrarlayıcı davranışlar (kompulsiyonlar) ile karakterize kronik bir psikiyatrik hastalıktır.

Obsesyon (takıntı); istenmeden gelen, kişiye sıkıntı veren, mantıksız bulunan ısrarcı düşünce, dürtü veya imgelerdir. Kompulsiyon (zorlantı) ise obsesyonların yarattığı kaygıyı hafifletmek ya da korkulan bir durumun önüne geçmek için gerçekleştirilen zihinsel veya fiziksel tekrarlayıcı eylemlerdir.

OKB, dünya genelinde işlevselliği en çok kısıtlayan hastalıklardan biri olarak kabul edilir.

Günümüzde OKB tedavisinde başarı oranı oldukça yüksektir.

NEDENLER

Neden ve kimlerde görülür?

  • OKB’nin tek bir nedeni yoktur; biyolojik, genetik ve çevresel faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkar.
  • Nörobiyoloji: Beyindeki serotonin, dopamin ve glutamat gibi nörotransmitterlerin (kimyasal taşıyıcılar) dengesizliği rol oynar. Beynin ön bölgesi (orbitofrontal korteks), striatum ve talamus arasındaki iletişim ağında (CSTC döngüsü) işlev bozukluğu saptanmıştır.
  • Genetik: Ailesinde OKB olan kişilerde hastalık riski, genel popülasyona göre 3 ila 5 kat daha fazladır.
  • Çevresel ve psikolojik faktörler: Çocukluk çağı travmaları, istismar, ağır stresli yaşam olayları ve aşırı kuralcı/koruyucu aile yapısı OKB gelişimini tetikleyebilir.
  • PANDAS sendromu: Çocuklarda geçirilen beta mikrobu (streptokok) enfeksiyonları sonrası bağışıklık sisteminin beyne saldırmasıyla ani OKB belirtileri gelişebilir.
  • Toplumda görülme sıklığı yaklaşık %2–3’tür. Erişkinlerde kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda görülürken çocukluk döneminde erkek çocuklarda daha sık rastlanır. Genellikle ergenlik ve genç erişkinlik (15–25 yaş) döneminde başlar, ancak çocukluk çağında da sıkça ortaya çıkabilir.

BELİRTİLER

Belirtileri nelerdir?

Bulaşma ve temizlik

Takıntı: kir, mikrop, kimyasal madde veya hastalık kapma korkusu. Davranış: saatlerce el yıkama, banyo yapma, eşyaları çamaşır suyuyla silme.

Kuşku ve kontrol etme

Takıntı: kapıyı açık unuttum, ocağı kapatmadım korkusu. Davranış: kapıyı, kilidi, ocağı, prizleri defalarca kontrol etme.

Simetri ve düzen

Takıntı: eşyaların mükemmel bir hizada veya simetrik olması ihtiyacı. Davranış: kitapları, kıyafetleri sürekli simetrik hale getirme.

Zarar verme ve zihinsel ritüeller

Takıntı: kendine veya sevdiklerine istemeden zarar verme korkusu. Davranış: kötü bir şey olmasın diye içinden sayı sayma, dua etme, kelimeleri tekrarlama.

Dini ve cinsel takıntılar

Takıntı: inançlarına aykırı günahkâr düşünceler veya uygunsuz cinsel imgeler. Davranış: sürekli günah olmadığını sorma veya tetikleyici ortamlardan kaçma.

TEDAVİ

Nasıl tedavi edilir?

  1. İlaç tedavisi (farmakoterapi)

    Beyindeki serotonin seviyesini artıran SSRI (seçici serotonin geri alım inhibitörleri) grubu antidepresanlar yüksek dozlarda kullanılır. Tedaviye yanıt genellikle 6–8 haftadan önce başlamaz. Gereğinde antipsikotik veya anksiyolitik ilaçlarla güçlendirme yapılır.

  2. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

    OKB tedavisinde en etkili psikoterapi yöntemidir. Özellikle Maruz Bırakma ve Tepki Önleme (ERP) tekniği uygulanır: kişinin takıntı yaratan durumla yüzleşmesi (örneğin kapı koluna dokunması) ve ardından gelen rahatlama davranışını (el yıkamayı) ertelemesi ya da yapmaması hedeflenir.

  3. Kabul ve Adanmışlık Terapisi (ACT)

    Etkinliği yüksek olan, üçüncü kuşak BDT yaklaşımlarından biridir. Düşünceleri yok etmeye çalışmak yerine onları yalnızca birer düşünce olarak kabul edip yaşam kalitesini artırmaya ve değerlere odaklanmaya rehberlik eder.

  4. TMS (transkraniyal manyetik uyarım)

    İlaç ve terapiye yanıt vermeyen dirençli vakalarda kullanılır. Beynin OKB’den sorumlu ön bölgelerine dışarıdan manyetik dalgalar göndererek buradaki sinirsel aktiviteyi düzenlemeyi amaçlayan, cerrahi olmayan bir yöntemdir; son yıllarda FDA onayı almıştır.

  5. DBS (derin beyin stimülasyonu)

    Çok ağır ve hiçbir tedaviye yanıt vermeyen dirençli vakalarda, beyne yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla hedeflenen bölgelere sürekli elektrik akımı verilmesi işlemidir.

SORULARINIZ

Sık sorulan sorular

Birlikte planlayalım.

Bize ulaşın
İlaç tedavisinin etkisi ne zaman başlar?

OKB tedavisinde kullanılan ilaçlara yanıt genellikle 6–8 haftadan önce başlamaz. Gereğinde tedavi antipsikotik veya anksiyolitik ilaçlarla güçlendirilir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa lütfen vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayın.

SİZE AYRILAN ZAMAN

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) için
ilk adımı birlikte planlayalım.

Randevu Al

Gün ve saat, sizinle iletişim kurularak belirlenir.