Hizmetler02 / 06
Anksiyete (Kaygı)
Belirsiz bir tehdide karşı süregiden, günlük yaşamı zorlaştıran endişe ve huzursuzluk hali.
Gelecekteki olası tehdit veya tehlikelere karşı gösterilen aşırı, kontrol edilemeyen korku ve huzursuzluk hali; belirtiler hem ruhsal hem bedensel olarak kendini gösterir.
Tedavi planı kişinin klinik özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre belirlenir.

01GENEL BAKIŞ
Anksiyete nedir?
Anksiyete (kaygı), gelecekteki olası tehdit veya tehlikelere karşı gösterilen aşırı, kontrol edilemeyen bir korku ve huzursuzluk halidir. Korku ile kaygıyı ayırt etmek gerekir: Korku, şu anda karşı karşıya olunan somut ve gerçek bir tehlikeye karşı verilen ani bir tepkiyken; kaygı, gelecekte gerçekleşebilecek olası veya belirsiz bir tehdide karşı duyulan kronik bir endişe ve huzursuzluk halidir.
Kaygı her bireyde bir miktar olmalıdır ve vardır. Sağlıklı kaygı, bireyi gerçekçi tehlikelere karşı uyaran, odaklanmayı artıran ve hayatta kalma ya da başarı için motive eden geçici ve koruyucu bir alarm sistemidir.
Sağlıklı kaygıyı patolojik olandan ayıran temel fark; sağlıklı kaygının ortada belirgin bir tetikleyici varken ortaya çıkması, durumla orantılı ve geçici olmasıdır. Patolojik anksiyete ise ortada belirgin bir tehdit yokken bile sürekli var olan, günlük yaşam işlevselliğini bozan ve kontrol edilemeyen bir yapıya sahiptir.
Sağlıklı kaygı, bireyi gerçekçi tehlikelere karşı uyaran geçici ve koruyucu bir alarm sistemidir.
02NEDENLER
Neden ve kimlerde görülür?
- 01Anksiyete bozukluklarının kesin tek bir nedeni yoktur; biyopsikososyal faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkar.
- 02Genetik faktörler: Ailede anksiyete veya benzer ruhsal bozukluk öyküsü olması riski artırır.
- 03Nörokimyasal dengesizlikler: Beyindeki serotonin, norepinefrin ve GABA gibi sinir ileticilerinin (nörotransmitter) dengesinin bozulması.
- 04Çevresel ve travmatik etkenler: Çocukluk çağı travmaları, ihmal, istismar, ani kayıplar veya şiddetli stresli yaşam olayları.
- 05Kişilik özellikleri: Aşırı mükemmeliyetçi, kontrol odaklı veya olumsuz düşünce yapısına (nevrotiklik) eğilimli kişilik yapısı.
- 06Her yaş grubunda görülebilmekle birlikte en sık 10–25 yaş aralığında başlar. Araştırmalar, kadınlarda erkeklere oranla yaklaşık 2 kat daha fazla rastlandığını göstermektedir.
- 07Kronik stresli bir yaşam sürenler, zorlu bir çocukluk geçirenler ve ailesinde yatkınlık olanlar daha yüksek risk altındadır.
03BELİRTİLER
Belirtileri nelerdir?
Fiziksel belirtiler
Kalp çarpıntısı, nefes darlığı veya hızlı nefes alma, ellerde titreme, aşırı terleme, kas gerginliği, baş dönmesi ve mide bulantısı.
Duygusal ve bilişsel belirtiler
Sürekli kötü bir şey olacak ya da kontrolü kaybedecek gibi hissetme, odaklanma güçlüğü, huzursuzluk ve uyku problemleri.
Klinik tablolar
Yaygın Anksiyete Bozukluğu (en az 6 ay süren sürekli endişe), Panik Bozukluk (ani ve şiddetli ataklar), Sosyal Fobi ve Özgül Fobiler şeklinde farklı alt tipleri bulunur.
04TEDAVİ
Nasıl tedavi edilir?
Tıbbi tarama
Tedavi sürecinde ilk adım, belirtilerin fiziksel bir hastalıktan ya da kullanılan bir ilaç veya maddeden kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için tıbbi taramaların yapılmasıdır.
Psikoterapi
Özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), kişinin kaygı yaratan düşünce kalıplarını fark etmesini ve değiştirmesini sağlar.
İlaç tedavisi
Gerekli durumlarda psikiyatri uzmanı tarafından antidepresanlar veya anksiyolitik (kaygı giderici) ilaçlar reçete edilir.
Yaşam tarzı düzenlemeleri
Kafein ve şeker tüketiminin azaltılması, düzenli fiziksel egzersiz yapılması ve uyku düzeninin korunması iyileşme sürecini destekler.
01Hangi tıbbi hastalıklarda görülür?
İkincil anksiyete, altta yatan bedensel bir hastalığa veya madde kullanımına bağlı olarak gelişebilir. Endokrin (hormon) hastalıkları (tiroid bezinin aşırı çalışması, hipoglisemi, feokromositoma ve Cushing sendromu), kalp hastalıkları (mitral kapak prolapsusu, aritmiler ve konjestif kalp yetmezliği), solunum sistemi hastalıkları (kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve astım) ve nörolojik bozukluklar (epilepsi nöbetleri, miyastenia gravis veya beyin damar hastalıkları) bunlar arasındadır. Ayrıca aşırı kafein tüketimi, alkol veya madde yoksunluğu ve bazı ilaçların (kortizon, astım spreyleri gibi) yan etkileri olarak da ortaya çıkabilir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa lütfen vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayın.
SİZE AYRILAN ZAMAN
Anksiyete (Kaygı) için
ilk adımı birlikte planlayalım.
Gün ve saat, sizinle iletişim kurularak belirlenir.
YAKINDAN KEŞFEDİN
Bir sonraki adımınız.
Çalışma yaklaşımını tanıyın, destek alanlarını inceleyin veya ilk görüşmenizi planlayın.